Elm & Willow House by EAT Architects

Bana hayal kurduran tasarımlar seviyorum. Yapım tarzı ne olursa olsun bir mekan, içinde geçirilecek zamanın hayalini kurdurabildiği sürece başarılıdır. Yoksa sadece ilk bakışta heyecan veren(o da başarılı bir tasarımsa), sonradan da sadece iç sıkıntısı ve monotonluk hissi uyandıran seyirlik bir heykel olmaktan öteye gidemez. Tasarladığınız binanın, daha temeli bile atılmadan önce, zemininde yürümeli, bahçesinde doğumgününüzü kutlamalı, verandasında köpeğinizi sevmeli, yatak odasında sevişmeli ve penceresinin önünde, yağan yağmuru izlerken, ayrıldığınız sevgiliniz için gözyaşı dökmelisiniz. Belki de bunun için, büyük gökdelenler ya da hava alanlarından ziyade ev tasarımları beni daha çok heyecanlandırıyor. Daha insan ölçeğinde, daha yaşanabilir ve daha az rafine.

Yukarıda belirttiğim nedenden dolayı, EAT Architects’ in yapıtığı bu evi bloğuma koydum. Zaten bundan sonra da bu blogda göreceğiniz tasarımların tek ortak kriteri de bu olacak. Resimlerin altına, siteden aldığım bilgileri ve kendi görüşerlimi yazacağım ama daha detaylı bilgi için nereye bakacağınızı biliyorsunuz. (“via:” yazan yere bakacaksınız, hani sayfanın altında italik yazılı olan. Tamam, gittim)  

Evin yapım yeri Avustralya olduğu için her tarafı pencere yapmakta oldukça özgür olan mimarımız bu özgürlüğünü çok yerinde kullanarak pasif- havalandırma ile klima ihtiyacının önüne geçmiş. 

Binanın zeminin, toprağa temas etmemesi, “hafif” bir görünüm için yenilikçi bir çözüm olmasa da(Van der Rohe bunu 50 lerde akıl etmişti, Japonlar ise 2000 yıl önce) benim için hem estetik hem de fonksiyon açısından her zaman geçerli bir yöntem olmuştur. Ama belki ben o veledin durduğu çıkmayı koyu renk teak den yapardım.  

Binanın yükseltilmiş olmasının bir diğer sebebi de evin yakınındaki ağaçların köklerine zarar vermekten kaçınmak. Ağaçlar, bir peysaj unsurundan çok; doğal havalandırma ve gölgelendirmeye büyük katkı sağlayan tasarım elemanlarıdır. Zaten yapılan bir tasarımın “yeşil” ve sürdürülebilir olması için illa her tarafı güneş paneli ile donatmanın lüzumu yok. Biraz dikkat edin yeter. 

Bu banyo için her hangi bir yorum yazmaya gerek bile görmüyorum. Kuduz olmadığı sürece şu küvetin içinde saatlerini geçirmek istemeyen biri varsa lütfen sağ üst köşedeki minik (X) işaretini tıklayıp bu blogu terketsin. 

Kendinize iyi bakın, her yerinizden öpüyorum. 

via: “dezeen.com”

—/04/2010

NIGHTNIGHT by DEDDY