[Flash 9 is required to listen to audio.]

The Whitest Boy Alive砆

"Island"

9 gün kalan Efes One Love festivali ve benim şahsi headlinerım, Whitest Boy Alive konserinden önce küçük bir ısındırma turu. Festivalde 19’u  Cumartesi günü çıkacaklarmış. Muhtemelen benim ofisten çıkıp, Santral’e ulaşmamdan sonra sahne alacaklardır ama ben işimi şansa bırakmayıp Cumartesi günü erken çıkabilmek için patrona, cenazem var saf tutacağım, düğünüm var şahit olacağım, en yakın arkadaşımın sünnet oluyor, kirvesi benim  gibi gibi türlü yalanlar söyleme taraftarıyım. Ayrıca bir de Üniversite sınavı yüzünden, konserlerin 23.00’te bitecek olması da bu hareketimi destekler nitelikte. Ne diyeyim orada görüşmek üzere.

10/06/2010

Efes One Love festivalleri, benim için sürekli gitme planları yapıp da sürekli olarak kaçırılan etkinlikler litesinde ilk sıradadır. Ama bu seneki line-up’ a bakıldığı zaman, ömür boyu sürecek bir pişmalık yaşamamak ve gelecekteki çocuğumdan “baba sen gençken ne kadar mal bir adamışsın, Whitest Boy Alive, ve Wild Beast gelmiş ve sen gitmemişsin! Hayır, lütfen tekrar Roger Waters konserinde babannemle nasıl ot içtiğinizi anlatmaya başlama…” şeklinde serzenişler duymamak için biletimi şimdiden aldım.

Whitest Boy Alive, bilindiği üzere Royksopp’un birisi ve Kings of Convience in da kurucusu olan Norveç’li kadife sesli müzisyen ve besteci Erlend Øye’ nin proje grubu. İnsanı mutlu eden gitar melodilerinin arkasına sinsice yerleştirdiği “oynak” beatler ile pek çok kez evde kendimi saçma sapan dans ederken (dürüst olalım, hangimiz yapmıyoruz?) bulmamı sağlamasının yanında, şarkıların sözlerine baktığımızda da sağa sola (özellikle manitaya) çok sağlam ayar verdiğini farkediyoruz Mr. Øye’nin. Kısacası Royksopp’ ta çok fazla, Kings of Convience’ ta da çok az olan neşe/melankoli oranını dinleyiciye tam kıvamında vermesi benim için bu adamları dinlemeyi bırakmayı imkansızlaştırıyor.

-The Whitest Boy Alive-

 

Wild Beasts ise, özellikle, vokaldeki Hayden Thorpe’un, Anthony Hegarty tarzı, boyun masajı gevşekliği ve yolda gördüğün kedi ölüsü hüznünü aynı anda hissettiren sesi ve bu sesi bazen destekleyen ve bazen de üstüne çıkarak önemsizleştiren müziği ile bana kendini sevdiren bir grup. Özellikle “Hooting & Howling” çalmaları durumunda ne kadar mutlu olacağımı şu an için kestiremiyorum. Tek sorun ise çevremde benden başka bu grubu seven bir allahın kulu bulunmaması ve benim muhtemelen konseri tek başıma izleyecek olmam.

-Wild Beasts-

Festivalin sözde headlinerları olan Groove Armada ve The Ting Tings için açıkçası fazla bir beklentim yok. Groove Armada, bu sene çıkan yeni albümü ile bir “one hit wonder” olduğu gerçeğini perçinledi. Belki WBA konserinden sonra sadece sahne şovlarını izlemek ve sarhoş bir şekilde dans etmek için izleyebilirim. The Ting Tings den ise, sadece ama sadece ben sahneden uzak bir bölgede çimlerde ense yaparken, saçma sapan insanları sahneye çekerek bana biraz daha tenha bir ortam sağlamasını rica ediyorum. De La Soul hakkinda fazla bir bilgim yok. Belki konserdenden sonra bir şeyler yazabilirim. 

Not: Reklam kokan bir hareket de olabilir ama Efes One Love organizatörü olan Pozitif, yaptığı gayri-resmi bir açıklamada, festivalin sürpriz bir misafiri daha olacağını belirtti. Şimdilik söylenti olarak (facebook yorumlarını okudum, gizli bir bilgi kaynağım yok) Grizlly Bear, Beach House ve XX’ in isimleri geçiyor. Bakalım.  

14/04/2010

NIGHTNIGHT by DEDDY